|
Tweet |
“BÜROKRASİ TARIMDAN ANLAMAZ, KARARI SAHA VERİR”
Yazıcı, hazırlık aşamasında üreticiye danışılmadan, sahadaki gerçeklikten uzak bir tasarı hazırlandığını belirtti. “İstanbul’un etrafında hala dirençle toprağına tutunan üreticilerimiz var. Onları görmezden gelen bir kanun, sürdürülebilir olamaz. Bürokrasi kalem oynatır ama hayatı tarlada toprak yazar” dedi.
“SERTİFİKALI SİSTEM, ÜRETİCİYİ SERMAYEYE MAHKÛM EDER”
Tasarıda geçen ‘sertifikalı üretim’ gibi kavramların çiftçinin elini kolunu bağlayacağını ifade eden Yazıcı, “Bu modelin sonunda üretici, büyük şirketlerin güdümüne sokulacak. Tarımın özgürlüğü yok edilirse, soframızdaki güven de yok olur” uyarısında bulundu.
“BİZ DOĞAYI İKLİM MASALARINDA DEĞİL, İMECEYLE KORUYAN BİR MİLLETİZ”
Enes Yazıcı, Türkiye’nin iklimle mücadelesinin kendi kültürel ve coğrafi koşullarına göre şekillenmesi gerektiğini belirtti: “Anadolu’nun köylüsü bin yıldır doğayla uyum içinde yaşıyor. Şimdi masa başı yasalarla o insanı, ‘doğaya zarar veren’ diye yaftalamak adil değildir. Bu yaklaşım çevreci değil, yabancı menşeili tarım politikalarının bir uzantısıdır.”
“ADALET PARTİSİ OLARAK BU YASANIN YENİDEN YAZILMASINI TALEP EDİYORUZ”
Adalet Partisi olarak, üreticinin, köylünün, tarım emekçisinin fikri alınmadan hazırlanan bu tasarının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Enes Yazıcı, “Biz üreticinin yanındayız. İklim yasası, ancak bu ülkenin alın teriyle yoğrulmuş gerçekleriyle birlikte yazılırsa anlamlıdır” sözleriyle açıklamasını tamamladı.