Bugun...



Hakan Yazıcı: Sanayideki Maliyet Kıskacı Üretimi Zayıflatıyor Türkiye Gerçek Krizle Yüzleşmelidir - GÜNDEM - İnternetin Ajansı

Türkiye’de enflasyonla mücadele söylemleri sürerken sanayi cephesinde giderek ağırlaşan tabloya dikkat çeken Anahtar Parti Sakarya İl Başkanı Hakan Yazıcı, tüketici fiyatlarındaki görünüm üzerinden yapılan değerlendirmelerin üretici fiyatlarındaki baskıyı ve sanayi sektöründeki derin kırılganlığı gizleyemediğini belirtti. Yazıcı, üretim gücünü kaybeden bir ekonominin ne kalıcı fiyat istikrarı sağlayabileceğini ne de toplumsal refahı artırabileceğini ifade etti.

facebook-paylas
Tarih: 21-04-2026 14:50

Hakan Yazıcı: Sanayideki Maliyet Kıskacı Üretimi Zayıflatıyor Türkiye Gerçek Krizle Yüzleşmelidir - GÜNDEM - İnternetin Ajansı


TÜFE GÖRÜNTÜSÜNÜN ARKASINDA SANAYİYİ ZORLAYAN DERİN BİR MALİYET KRİZİ VAR

Anahtar Parti Sakarya İl Başkanı Hakan Yazıcı, Türkiye ekonomisinde enflasyonla mücadele söylemlerine rağmen sanayi cephesinde çok daha kırılgan ve tehlikeli bir tablonun ortaya çıktığını söyledi. Hakan Yazıcı, tüketici enflasyonuna odaklanan resmi söylemin, üretici fiyatlarındaki baskıyı ve sanayi sektörünün maruz kaldığı maliyet kıskacını perdelemeye yetmediğini vurguladı.

Hakan Yazıcı, “Türkiye’de enflasyon sadece talep kaynaklı değildir. Asıl ağırlaşan sorun maliyet itişli enflasyondur. Sanayi üretiminde kullanılan enerji, ithal hammadde, ara malı, finansman ve lojistik giderlerindeki artış üretici fiyatlarını yukarı çekmekte, bu baskı belirli bir gecikmeyle tüketici fiyatlarına da yansımaktadır. Hükümet, TÜFE’de sınırlı bir yavaşlama görüntüsünü başarı gibi sunarken, ÜFE cephesindeki alarm verici tabloyu geri plana itmektedir” ifadelerini kullandı.

ÜRETİM ZİNCİRİNİN HER HALKASINDA MALİYET BASKISI ARTIYOR SANAYİCİ DAHA ÜRETİM AŞAMASINDA EZİLİYOR

Anahtar Parti Sakarya İl Başkanı Hakan Yazıcı, TÜİK verilerine göre 2025 yılında sanayinin alt sektörlerinde yıllık fiyat artışlarının yüksek seyrini koruduğunu belirtti. Yazıcı, madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 32,28, imalat sanayiinde yüzde 29,43, su temininde yüzde 38,25 düzeyinde artış yaşandığını kaydetti. Ana sanayi gruplarında da ara mallarında yüzde 25,84, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 30,45, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 31,95, enerjide yüzde 27,78 ve sermaye mallarında yüzde 27,18 artış görüldüğünü vurguladı.

Hakan Yazıcı, bu verilerin üretim zincirinin her aşamasında ciddi bir maliyet baskısına işaret ettiğini belirterek, “Bugün Türkiye’de üretici enflasyonu ekonominin geleceğine dair çok önemli bir öncü göstergedir. Çünkü sanayici daha üretim aşamasında ezilmektedir. Kur yükseldiğinde ithal girdiye bağımlı yapı nedeniyle maliyetler derhal artıyor. Enerji fiyatları yükseldiğinde sanayi nefes alamıyor. Faizler arttığında işletme sermayesi yükü büyüyor. Talep zayıfladığında ise firmalar bu maliyetleri satış fiyatlarına tam yansıtamıyor. Sonuçta üretici hem maliyet altında kalıyor hem de kâr marjını kaybediyor” dedi.

FAİZ KUR ENERJİ VE İTHAL GİRDİ BAĞIMLILIĞI SANAYİYİ ÇİFTE KISKACA SIKIŞTIRIYOR

Anahtar Parti Sakarya İl Başkanı Hakan Yazıcı, Türkiye sanayisinin kur geçişkenliği, enerji bağımlılığı, ara malı maliyetleri ve finansman yükü nedeniyle çok katmanlı bir baskıyla karşı karşıya olduğunu söyledi. Özellikle enerji alanındaki dışa bağımlılığın sanayi enflasyonunu daha da kırılgan hale getirdiğini belirten Yazıcı, petrol ve doğalgaz fiyatlarında jeopolitik gelişmelere bağlı yaşanan artışların üretim maliyetlerini ağırlaştırdığını ifade etti.

Yazıcı, hükümetin yalnızca talebi baskılayan para ve maliye politikalarıyla enflasyonu kalıcı biçimde düşüremeyeceğini de vurguladı. Hakan Yazıcı, “Türkiye’de 2005 ile 2025 dönemine bakıldığında özellikle 2017 sonrasında ÜFE ile TÜFE arasındaki ayrışmanın belirginleştiği görülmektedir. 2020 ile 2022 döneminde ise şok boyutunda bir maliyet geçişkenliği yaşanmıştır. 2023 ile 2025 döneminde ÜFE geriler gibi görünse de geçmişten biriken maliyetler ve bozulmuş fiyatlama davranışları nedeniyle TÜFE üzerindeki baskı sürmektedir. Bu tablo bize açıkça şunu göstermektedir. Türkiye’de enflasyon büyük ölçüde maliyet itişli bir karakter taşımaktadır” ifadelerini kullandı.

YÜKSEK ÜFE DÜŞEN ÜRETİM VE ERİYEN KÂR MARJLARI TÜRKİYE’Yİ SANAYİSİZLEŞME RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA BIRAKIYOR

Anahtar Parti Sakarya İl Başkanı Hakan Yazıcı, sanayi enflasyonunun yalnızca fiyatlar genel düzeyini bozmadığını, aynı zamanda üretimi, yatırımı ve istihdamı da aşındırdığını belirtti. Yazıcı, 2025 yılı itibarıyla toplam sanayi üretiminde yıllık ortalama yüzde 2,1, imalat sanayiinde ise yüzde 2,7 daralma görüldüğünü, bunun da üretim tarafındaki sıkışmayı açık biçimde ortaya koyduğunu söyledi.

Hakan Yazıcı, “ÜFE yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde seyrederken sanayi üretiminin daralıyor olması, firmaların maliyet artışlarını nihai fiyatlara tam yansıtamadığını göstermektedir. Bu da kâr marjlarının daraldığı, bilanço baskısının arttığı, yatırım kararlarının ertelendiği ve üretimin kısıldığı anlamına gelir. Yani ekonomi yalnızca enflasyonla değil, aynı zamanda sanayisizleşme riskiyle de karşı karşıyadır” diye konuştu.

Yazıcı, Türkiye’de son on yılda sanayinin milli gelir içindeki payının zayıfladığını, hizmetler sektöründeki genişlemenin ise üretim temelli değil, daha çok tüketime ve gelir dağılımındaki bozulmaya dayalı bir karakter taşıdığını belirtti. Sanayinin 2014 yılında yaklaşık yüzde 28 seviyesinde olan GSYH payının 2025 yılında yüzde 19,3’e kadar gerilemesini son derece çarpıcı olarak değerlendiren Yazıcı, İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI verilerinin de bu bozulmayı doğruladığını, Mart 2026’da PMI’ın 47,9’a gerileyerek son beş ayın en düşük seviyesine indiğini ve yeni siparişlerle ihracat siparişlerinde yavaşlamanın keskinleştiğini hatırlattı.

TÜRKİYE’NİN İHTİYACI GÜVEN VEREN EKONOMİ YÖNETİMİ VE YENİDEN SANAYİLEŞME STRATEJİSİDİR

Anahtar Parti Sakarya İl Başkanı Hakan Yazıcı, yaşanan tablonun geçici değil, doğrudan ekonomi politikalarının sonucu olduğunu belirterek Türkiye’nin üretimi önceleyen yeni bir kalkınma anlayışına yönelmek zorunda olduğunu söyledi.

Hakan Yazıcı, “Yüksek finansman maliyeti, enerji bağımlılığı, döviz kuru baskısı, ithal girdiye dayalı üretim yapısı ve düşük verimlilik sanayi enflasyonunu beslemekte, sanayi enflasyonu da tüketici enflasyonunu yeniden yukarı çekmektedir. Toplum büyük bedeller öderken hükümetin 2026 yılı için öngördüğü enflasyon hedefinin gerçekçi olmadığı ortadadır. Türkiye’nin ihtiyacı, güven veren bir ekonomi yönetimi ve yeniden sanayileşme stratejisidir. Alternatif enerji yatırımları, yerli ara malı üretiminin güçlendirilmesi, verimlilik artışı, seçici kredi mekanizmaları, ihracat finansmanı ve öngörülebilir kur politikası artık ertelenemez bir zorunluluktur. Anahtar Parti olarak üretimi, yatırım ortamını ve sanayinin rekabet gücünü esas alan katılımcı girişimcilik modelini savunuyoruz” dedi.

Hakan Yazıcı, Türkiye’nin ancak yeniden sanayileşerek, yüksek katma değerli üretimi büyüterek ve ekonomik güveni yeniden tesis ederek bu darboğazdan çıkabileceğini vurguladı. Yazıcı, üretimin zayıfladığı, sanayicinin yalnız bırakıldığı ve yatırım kararlarının ötelenmeye başladığı bir ortamda ekonominin sağlıklı şekilde toparlanmasının mümkün olmadığını belirterek, “Üreten Türkiye ayağa kalkmadan ne enflasyon kalıcı şekilde düşer ne istihdam güçlenir ne de toplumsal refah artar. Türkiye’nin artık günü kurtaran politikaları değil, üretimi büyüten, sanayiciyi koruyan ve gelecek güvenini yeniden tesis eden güçlü bir kalkınma iradesine ihtiyacı vardır” ifadelerini kullandı.




Kaynak: 22haber.com.tr




Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
www.youtube.com/channel/UCZN78WhDWllB1Mag7Ul7RIw

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI