|
Tweet |
"TASARI, ÜRETİCİYİ HEDEF ALIYOR"
Tasarıda yer alan birçok muğlak düzenlemenin özellikle tarım ve hayvancılık sektörlerini doğrudan tehdit ettiğini belirten Başkan Ahmet Korkmaz, “Metan gazı salımı gibi doğal süreçleri hedef alan maddeler, geçim mücadelesi veren hayvancılarımızı daha da zora sokacak. Bu durum hem sektörel küçülmeye hem de yerli üretimin gerilemesine neden olacaktır” ifadelerini kullandı.
TARIMDA MERKEZİLEŞME TEHLİKESİNE DİKKAT ÇEKTİ
Sertifikalı ürün uygulaması ile çiftçilerin ne ekeceğine bile karar veremeyecek hale geleceğini belirten Korkmaz, “Bu uygulama üretimi merkezileştirerek çiftçimizin iradesini elinden alıyor. Tarımsal sürdürülebilirlik, kamu yararından çok piyasa aktörlerinin beklentilerine göre şekillenmek isteniyor” şeklinde konuştu.
“İKLİM DEĞİL, EGEMENLİK KRİZİ”
Stratejik sektörlere getirilecek emisyon yükümlülükleri ile Türkiye'nin küresel karbon piyasasına bağımlı hale getirilmek istendiğini belirten Korkmaz, “Bu düzenleme ile üretim maliyetleri ve miktarları uluslararası baskıya açılıyor. Bu da Türkiye'nin ekonomik egemenliğine açık bir tehdittir” dedi.
“SOSYAL ETKİLER GÖZ ARDI EDİLİYOR”
Başkan Korkmaz, tasarının sosyal boyutunun da ihmal edildiğini vurgulayarak, “Kırsalda yaşayan vatandaşlarımızı yakıt kısıtlamaları, ulaşımda yaşanacak zorluklar ve altyapı yetersizlikleri doğrudan etkileyecek. Elektrikli araçlara geçiş gibi süreçler plansız ve halkı mağdur edecek şekilde yürütülmemelidir” dedi.
“TASARI DERHAL GERİ ÇEKİLMELİ”
Ahmet Korkmaz, açıklamasını şu çağrıyla sonlandırdı:
“İklim Kanunu Tasarısı; üreticiyi baskılayan, tarımı ve hayvancılığı tehdit eden, kamu yararından uzak bir düzenlemedir. Bu tasarı derhal geri çekilmeli, halkımızın ve sektör temsilcilerinin katılımıyla yeni, adil ve milli bir iklim politikası oluşturulmalıdır. Anahtar Parti olarak biz, Erzincanlı üreticilerimizin ve tüm yurttaşlarımızın yanında durmaya devam edeceğiz.”