|
Tweet |
Enflasyon rakamlarıyla birlikte memur ve emekli maaş zamlarının netleştiğini hatırlatan Uzun, bu artışların sanayi kentlerinde yaşayan vatandaşın günlük hayatında karşılık bulmadığını vurguladı.
Karabük’ün üretim, emek ve sanayi ağırlıklı yapısına dikkat çeken Uzun, açıklanan oranların masa başı hesaplardan ibaret kaldığını ifade ederek, “Sanayi kentlerinde enflasyon sadece bir istatistik değildir; işçinin sofrasına, esnafın kepengine, üreticinin maliyet hesabına doğrudan yansır. Açıklanan rakamlar bu yükü hafifletmiyor, aksine görünmez kılıyor” dedi.
“Sanayi Kenti Enflasyonu Daha Sert Hissediyor”
Karabük’te hammadde, enerji ve ulaşım maliyetlerindeki artışın hem çalışanları hem de işletmeleri aynı anda baskı altına aldığını belirten Uzun, üretim maliyetleriyle maaş artışları arasındaki dengenin tamamen bozulduğunu söyledi. “Maaşlara zam yapılıyor ama üretimin maliyeti daha hızlı yükseliyor. Bu tablo, kent ekonomisini her geçen gün daha kırılgan hâle getiriyor” diye konuştu.
“Zamlar Geçimi Rahatlatmıyor”
Memur ve emekli maaş artışlarının kağıt üzerinde anlamlı göründüğünü ancak kira, gıda ve temel harcamalar karşısında kısa sürede etkisini yitirdiğini ifade eden Uzun, “Vatandaş zam oranlarını değil, ay sonunu nasıl getireceğini konuşuyor. Bu, ekonomik politikalarda ciddi bir kopuşun göstergesidir” dedi.
Sebahattin Uzun açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Ekonomi, sadece oran açıklayarak yönetilemez. Sanayi kentlerinin yükünü hafifleten, üretimi ve alım gücünü birlikte koruyan kalıcı bir denge kurulmadıkça refah mümkün değildir. Anahtar Parti olarak, Karabük’te ve Türkiye genelinde bu dengeyi esas alan gerçekçi politikaların savunucusuyuz.”