|
Tweet |
“BU KANUN İKLİMİ DEĞİL, PİYASAYI DÜZENLİYOR”
Tiryaki, yaptığı açıklamada 2003’te ikiz yasaların, 2004’te AB uyum sürecinin ve 2016’daki Paris İklim Anlaşması’nın mevcut iktidar tarafından kabul edildiğini hatırlatarak, şunları kaydetti:
“Bugün Meclis’e getirilen iklim kanunu da bu zincirin son halkasıdır. Ancak bu yasa iklimin korunması için değil, piyasa düzenlemesi için hazırlanmıştır. Çevreyi koruma kaygısı taşımayan bu düzenleme, sanayileşmiş devletlerin ve küresel şirketlerin çıkarlarını korumayı amaçlamaktadır.”
“GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER ÜRETMESİN, BÜYÜMESİN İSTENİYOR”
Tiryaki, küresel güçlerin gelişmekte olan ülkelerin kalkınmasının önünü kesmek istediğini belirterek, “Onlar üretmesin, onlar zenginleşmesin; yalnızca küresel şirketler büyüsün istiyorlar. Bu yasa da bu çarpık düzenin Türkiye ayağıdır” ifadelerini kullandı.
Dünyadaki sera gazı emisyonlarında Türkiye’nin yalnızca %1’lik bir paya sahip olduğuna dikkat çeken Tiryaki, Çin’in %30, ABD’nin ise %11 oranında sorumlu olduğunu söyledi. “En az kirleten biziz ama en ağır yaptırımlar bize yöneltiliyor” diyen Tiryaki, ABD’nin dahi bu anlaşmalardan çekildiğini, özellikle Trump döneminde Paris Anlaşması’ndan çıkıldığını hatırlattı.
“GAZZE’YE BOMBA ATANLAR ÇEVRECİ POZLARIYLA SAHNEYE ÇIKIYOR”
Açıklamasında Gazze’de yaşananlara da değinen Tiryaki, çevre hassasiyeti iddiasında bulunan küresel aktörlerin büyük bir çelişki içinde olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Fosfor bombalarıyla Gazze’yi yakanların karbondan şikâyet etmeleri, çocukların ölümüne göz yumanların ağaç sevgisinden bahsetmeleri ne samimiyetle ne de insanlıkla bağdaşır. Bu ikiyüzlülüğe karşı sessiz kalamayız.”
“ÇEVRECİLİK ADI ALTINDA DAYATILAN EKONOMİK VESAYET”
Tiryaki, iklim yasası adı altında Türkiye’ye dayatılan sistemin çevreyi değil sermayeyi koruduğunu vurgulayarak, “Bu bir çevre yasası değil; ekonomik vesayet yasasıdır. Biz Saadet Partisi olarak doğayı da insanı da gerçek anlamda koruyacak adil bir düzenden yanayız” diyerek açıklamasını tamamladı.