|
Tweet |
“ÇEVRECİ GÖRÜNÜMLÜ, EKONOMİK KUŞATMA”
Kayra, yasa metninde yer alan birçok maddenin doğrudan vatandaşın ekonomik özgürlüğüne etki edeceğini belirterek, karbon vergileri ve enerji kotaları gibi düzenlemelerin ciddi sonuçlar doğuracağını vurguladı:
“Zaten geçim sıkıntısıyla mücadele eden halkımıza şimdi de karbon salınımı üzerinden vergi yükü getiriliyor. Enerji kullanan, ulaşım aracıyla seyahat eden, üretim yapan herkes yeni bir maliyetin altına sokulacak. Bu, ekonomik daralmanın çevreci ambalajla sunulmuş hâlidir.”
Yunus Kayra, Türkiye’nin küresel emisyon haritasındaki konumuna dikkat çekerek, asıl sorumluların gelişmiş ülkeler olduğunu hatırlattı:
“Dünya karbon salınımının %50’sinden fazlası birkaç ülke tarafından gerçekleştiriliyor. Türkiye’nin payı sadece %1. Siirt’teki bir esnaf, köydeki bir çiftçi neden bu küresel sistemin faturasıyla karşı karşıya bırakılıyor? Bu açıkça adaletsizliktir.”
“BİLİM KORKU ARACI DEĞİL, YOL GÖSTERİCİ OLMALI”
Kayra, iklim değişikliğiyle ilgili kamuoyuna sunulan söylemlerin, bilimsel gerçekliğin ötesine geçerek korku yönetimine dönüştürüldüğünü söyledi:
“Karbondioksit artışı doğal bir süreçtir. Veriler gösteriyor ki 20 yılda yaşanan %13’lük artış, sadece 0.05 derece sıcaklık farkı oluşturmuş. Felaket senaryoları yerine akılcı çözümler üretmek gerekir. Bilim, korkutmak için değil, çözüm üretmek için vardır.”
“DİJİTAL TAKİP, ENERJİ KOTASI, HAREKET SINIRLAMASI…”
Yasanın uygulamaya girmesiyle birlikte bireylerin temel özgürlüklerinin tehdit altına gireceğini ifade eden Yunus Kayra, karbon kotası uygulamalarının sadece çevreyle değil, insan haklarıyla da çeliştiğini vurguladı:
“Yarın bir gün ‘aylık karbon hakkınızı aştınız’ denilerek vatandaşın uçağa binmesi engellenebilir. Kendi aracını kullanması, ısınması, alışveriş yapması sınırlanabilir. Bu, çevre yasası değil; bireysel yaşamın denetimi için hazırlanan bir altyapıdır.”
“BİR MİLYON KİŞİ ‘HAYIR’ DEDİ, MECLİS BU SESİ DUYMALI”
Kayra, geçtiğimiz yıl CİMER’e yapılan rekor sayıda itiraz başvurusuna dikkat çekerek, Meclis’in milletin sesine kayıtsız kalmaması gerektiğini ifade etti:
“Bu yasa halkın talebiyle hazırlanmadı. 1 milyonu aşkın vatandaş açıkça karşı çıktı. Meclis bu iradeyi yok sayamaz. Eğer gerçekten demokratik temsil esas alınıyorsa, bu kanun geri çekilmelidir.”
“ÇEVREYİ BİZ DE KORURUZ, AMA MİLLETİ EZDİREREK DEĞİL”
Yunus Kayra, açıklamasının sonunda partisinin duruşunu net ifadelerle özetledi:
“Biz çevreyi elbette korumaktan yanayız. Ancak bunun yolu; halkı kısıtlamaktan, üreticiyi vergilere boğmaktan geçmez. Yerli, milli ve adil çevre politikaları mümkündür. Yeniden Refah Partisi olarak bu yasaya karşı durmaya ve milletimizin sesi olmaya devam edeceğiz. Red oyu vereceğimizi ilan ediyoruz.”