|
Tweet |
Allah ile Kul Arasındaki İletişim Hattı Kalptir
Konuşmasında Kur’ân-ı Kerim’in kalbe hitap eden bir kitap olduğuna dikkat çeken Boran, Allah Teâlâ’nın Kur’ân’ı Cebrâil (A.S.) vasıtasıyla Peygamber Efendimizin kalbine indirdiğini belirterek “Allah ile kul arasındaki iletişim hattı kalptir. Kur’ân, kalpleri diriltmek ve insanı hidayete ulaştırmak için gönderilmiştir” dedi.
Allah Bizleri Hastalıkların Altında Ezilelim Diye Yaratmadı
İnsanlığın yaşadığı huzursuzlukların ve mutsuzlukların temelinde nefsin hastalıklarının bulunduğunu ifade eden Boran, fizik beden hastalandığında insanların doktorlara başvurduğu gibi nefsin manevi hastalıklarından kurtulabilmek için de Allah dostlarının irşadına ihtiyaç bulunduğunu ifade etti. Nefsin manevi kalbinde kin, nefret, haset, öfke, kibir, cimrilik ve düşmanlık gibi pek çok olumsuz özelliğin bulunduğunu belirten Boran, Yunus Suresi’nin 57. ayetini hatırlatarak, “Kur’ân kalplerdeki hastalıklara şifa olarak indirilmiştir. Allah Teâlâ bizleri bu hastalıkların altında ezilelim diye değil, Allah’ın reçetesiyle bunlardan kurtulalım diye yaratmıştır” ifadelerini kullandı.
Konuşmasında insanın temel görevinin Allah’a ulaşmayı dilemek olduğunu vurgulayan Boran, Kur’ân-ı Kerim’de Allah’ın bütün insanları Kendi Zat’ına davet ettiğini ifade etti. “Vazifemiz Allah’a ulaşmayı dilemektir” diyen Boran, insanın kalpten Allah’a ulaşmayı dilemesi halinde ilahî yardımın başlayacağını belirtti. Boran, “Allah Teâlâ kullarını Kendisine ulaştırmayı garanti ediyor. İlk adımı insan atıyor, geri kalanını ise Allah gerçekleştiriyor” dedi.
İnsanın En Büyük Düşmanı Şeytandır
Şeytanın insanın en büyük düşmanı olduğunu vurgulayan Boran, Kur’ân’da defalarca bu gerçeğin hatırlatıldığını belirterek, “Kur’ân-ı Kerim’in hiçbir yerinde insanlar birbirinin düşmanıdır denilmez. Allah Teâlâ açıkça şeytanın insanın düşmanı olduğunu bildirir. Eğer Allah’ın dostu olmak istiyorsak öncelikle şeytanın adımlarına tabi olmaktan kurtulmamız gerekir” dedi.
İnsan Sadece Fizik Bedenden İbaret Değildir
Kur’ân-ı Kerim’in insanın kendisini tanımaya davet ettiğini söyleyen Boran, insanın yalnızca fizik bedenden ibaret olmadığını, fizik bedenin yanı sıra nefs ve ruh vücutlarının da bulunduğunu anlattı. Ruhun Allah’ın insana emanet ettiği en büyük nimetlerden biri olduğunu belirten Boran, nefsin insanı huzursuzluğa sürükleyen afetlerle, ruhun ise insanı mutluluğa ulaştıran hasletlerle donatıldığını ifade ederek, insanın hayatı boyunca bu iki yön arasında tercihler yaptığını söyledi.
Tasavvuf, Kur’ân’daki İslâm’ın Hayata Geçirilmesidir
Bütün peygamberlerin insanları Allah’a teslimiyete davet ettiğini belirten Boran, “Dinimizin adı İslâm’dır ve İslâm Allah’a teslim olmak demektir. Ezeli ve ebedi olarak tek bir din vardır; o da Allah’a teslimiyet dinidir” dedi.
“Kur’ân baştan sona aynı hakikati anlatır” diyen Boran, “Allah Teâlâ insanlardan Kendisine teslim olmalarını istemektedir. Rabbimiz, ‘Siz Bana teslim olun, Ben de size geri kalanını teslim edeyim’ buyurmaktadır” ifadelerini kullandı.
Tasavvufun, Kur’ân’da yer alan bu teslimiyet anlayışının hayata geçirilmesi olduğunu ifade eden Boran, Allah’ın kullarından ruhun, fizik vücudun, nefsin ve iradenin teslimini istediğini belirterek, insanın bu süreçte nefsini arındırıp Allah’a yakınlaşacağını ve dört başı mamur bir mutluluğu yaşayacağını söyledi.
Sevgiyi Öğrenmek, Yaşamak ve Öğretmek
Konuşmasının sonunda sevginin hayatın temel esası olduğunu da vurgulayan Boran, Mevlânâ Hazretleri’nin öğütlerine de değinerek şunları söyledi:
“Allah bizleri tarif edilemeyecek kadar büyük bir sevgiyle seviyor. Kur’ân’ın bize öğrettiği şey sevgiyi öğrenmek, sevgiyi yaşamak ve sevgiyi öğretmektir. Teslimiyet arttıkça sevgi de artar. . Hayata, insanlara ve kâinata sevgi gözlüğüyle bakmalıyız. Allah’ın istediği dünya, insanların birbirine düşman olduğu değil; sevgi, kardeşlik ve teslimiyet içinde yaşadığı bir dünyadır.”
Dr. Abdulcabbar Boran, Kur’ân’ın bütün insanlık için bir hidayet rehberi olduğunu belirterek, insanın kalpten Allah’a ulaşmayı dilemesi halinde Allah’ın ona yardım edeceğini ve gerçek huzur ile mutluluğun kapılarının açılacağını ifade etti.
Konferansın tamamı aşağıdaki YouTube kanalından izlenebilmektedir:
https://www.youtube.com/watch?v=F2UAKJPqlUo