|
Tweet |
“GSM OPERATÖRLERİNİN YÜKÜMLÜLÜĞÜ, YALNIZCA HİZMET SUNMAKLA SINIRLANDIRILMAMALI”
Tiryaki, yaşanan her doğal afetin ardından iletişimin kesintiye uğramasını ve operatörlerin olağanüstü durumlara hazır hale getirilememesini ciddi bir kamu yönetimi sorunu olarak değerlendirdi. Afet anlarında erişilebilir, sürdürülebilir ve denetlenebilir bir iletişim altyapısının, temel güvenlik unsurları arasında yer alması gerektiğini vurguladı:
“Kurumlar vatandaşa güven sağlamakla yükümlüdür. Afet sonrası birkaç saat boyunca iletişim kurulamaması yalnızca teknik bir eksiklik olarak geçiştirilemez. Bu durum, toplumsal riskleri büyütür, panik ortamını besler ve kamu otoritesine olan güveni zedeler.”
“KAMUSAL HİZMETLER, EKONOMİK KÂRLILIKLA DEĞİL, TOPLUMSAL SORUMLULUKLA YÖNETİLMELİ”
Açıklamasında, iletişim hizmetlerinin yüksek maliyetli olmasına rağmen kalite ve erişim anlamında asgari güvenceyi sağlayamamasına da değinen Başkan Tiryaki, piyasa çıkarlarının kamusal ihtiyaçların önünde tutulmaması gerektiğini belirtti:
“Vatandaş dünyanın en yüksek internet faturalarına mahkûm edilirken, en kritik anda şebeke erişimi sağlanamıyorsa burada bir sistem arızası söz konusudur. Devlet, yalnızca düzenleyici değil, aynı zamanda koruyucu bir rol üstlenmelidir.”
“AFET YÖNETİMİ, İHMAL EDİLMİŞ ALTYAPI PROJELERİYLE DEĞİL, STRATEJİK VE SÜRDÜRÜLEBİLİR POLİTİKALARLA GÜÇLENDİRİLMELİ”
Başkan Tiryaki, Saadet Partisi’nin afet politikalarına yaklaşımını da şu sözlerle özetledi:
“Bizler, afet yönetimini kriz anlarında yapılan açıklamalara indirgemiyoruz. Süreç öncesi hazırlık, halkın eğitimi, teknolojik alt yapı ve yönetişim kapasitesi birlikte ele alınmalıdır. Kamu kaynakları, yalnızca inşaat yatırımlarına değil, halkın doğrudan fayda sağlayacağı dirençli sistemlere yönlendirilmelidir.”
“GEÇMİŞ OLSUN DEMEKLE BİRLİKTE, GELECEĞE DÖNÜK SOMUT ADIMLAR ATILMASI GEREKİYOR”
Başkan Tiryaki açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“İstanbul’da yaşanan bu deprem hepimize sorumluluklarımızı yeniden hatırlatmıştır. Saadet Partisi olarak yalnızca teselli değil, çözüm üreten bir anlayışla hareket ediyoruz. Tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunuyor, afetlere karşı hazırlığın kurumsal bir zorunluluk olarak yeniden yapılandırılmasını talep ediyoruz.”