|
Tweet |
ADAPAZARI O GECEYİ UNUTMADI
17 Ağustos 1999 gecesinin Adapazarı’nın hafızasında silinmeyecek izler bıraktığını belirten Desdicioğlu şunları söyledi:
“17 Ağustos denildiğinde Adapazarı’nda herkesin anlatacağı bir hikâye, hatırladığı bir sokak, kaybettiği ya da acısını paylaştığı bir insan vardır. Şehrimiz büyük bir yıkım yaşadı. Nice ailemiz yakınlarını kaybetti, yuvalarımız ve iş yerlerimiz enkaza döndü.
Aradan 27 yıl geçti. Şehrimiz yeniden ayağa kalktı, hayat devam etti ancak o gecenin acısı hiçbir zaman unutulmadı. Bugün kaybettiğimiz bütün hemşehrilerimizi aynı hüzün ve rahmetle anıyoruz.”
ADAPAZARI’NDA DEPREM KONUSUNDA REHAVETE YER YOK
17 Ağustos’u yaşamış bir şehirde yapı güvenliği ve afet hazırlığının sürekli öncelik olması gerektiğini vurgulayan Desdicioğlu şunları söyledi:
“Adapazarı’nın zemini, yapılaşması ve 17 Ağustos’ta yaşadığı tecrübe ortadadır. Böyle bir şehirde deprem hazırlığını erteleme veya ikinci plana bırakma hakkımız yoktur.
Mevcut yapı stokumuzun güvenliğinden kentsel dönüşüme, zemin koşullarından toplanma alanlarına kadar her başlık insan hayatı üzerinden değerlendirilmelidir. Yeni nesillerimizin 17 Ağustos’ta yaşadığımız korkuyu ve çaresizliği yaşamaması için bugünden sorumluluk almak zorundayız.”
KAYBETTİĞİMİZ CANLARA BORCUMUZ VAR
Desdicioğlu sözlerini şöyle tamamladı:
“17 Ağustos’ta kaybettiğimiz insanlarımızı yalnızca anmak yetmez. Onların hatırasına karşı en büyük borcumuz, bir daha aynı yıkımın yaşanmaması için gereken bütün tedbirleri almaktır.
Bilimin ve mühendisliğin gereklerinden taviz vermeden, sağlam ve güvenli yapılaşmayı esas almalıyız. Önce tedbirimizi eksiksiz almalı, ardından Rabbimize tevekkül etmeliyiz.
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde Adapazarı’mızda, Sakarya’mızda ve depremden etkilenen bütün şehirlerimizde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyorum. Mekânları cennet olsun. Rabbim Adapazarı’mıza ve ülkemize bir daha böyle büyük acılar yaşatmasın.”